Koroner Anjiografi Nedir?
Kalbi besleyen damarlardaki darlıkları veya anatomik yapı değişikliğini belirlemek için yapılan işlemdir.
Kalbi besleyen damarlardaki darlıkları veya anatomik yapı değişikliğini belirlemek için yapılan işlemdir.
Sadece koroner anjiografi yapılmış ise 3 günlük; koldan yapılmış ise 24 saat istirahat yeterlidir. Ancak işlem yapılan kolunuzu birkaç gün sarkıtmayınız ve yine birkaç gün fazla güç gerektirecek veya aşırı rotasyon (vida sıkma vb) işlemler yapmayınız.
Halen bir çok stent -ilk çıkan örneklerinde olduğu gibi- paslanmaz çelikten yapılmaktadır. Yıllar içinde farklı tipleri geliştirilmiş olup, başlıca 3 tip koroner stent tedavi stent tedavi amacı ile kullanılmaktadır:
A- Çıplak Stent:
Stent titanyum, paslanmaz çelik veya kobalttan yapılmış, kalemlerin içindeki yaya benzer bir tıbbi cihazdır. Koroner damarlarda çoğunlukla balon üzerine yerleştirilmiş şekilde bulunur. Darlığın olduğu damarın çapına uygun boyutta seçilen stent, darlığa basınç uygulanarak yerleştirilir. Yalnızı başına balon uygulamasına göre hastane içi komplikasyonları önemli ölçüde azaltmış olsa da tekrar tıkanma riski; damar çapı, hastanın ve lezyonun özelliklerine göre %10-35 arasında değişir. Özellikle 3.5 mm’den küçük damarlarda ve uzun lezyonlarda, şeker hastalarında tekrar tıkanma riski yüksektir.
B-İlaç Salınımı Stentler:
Çoğunlukla çıplak stentle aynı maddeden yapılmıştır. Fakat stentin üzeri damar içinde tekrar tıkanmayı sağlayan hücre çoğalmasını önleyici ilaçlarla kaplanır. Bu ilaçlar stent üzerine serpiştirilmiş “polimer” olarak adlandırılan maddenin üzerine konur ve damara yerleştikten sonra salınır. Genelde 3 ayda ilaç kaybolur. Bu yöntemle tekrar tıkanma riski ortalama %8’lere kadar azaltılmıştır. Son 4 yıldır yeni ilaçlı stentler geliştirilmiştir. Bu sayede ilaçların etkisi veya polimere bağlı allerjik ve toksik yan etkiler azaltılmıştır. Bu stentlerin en önemli yan etkisi stent içi pıhtı oluşumudur. Bu risk, 1. jenerasyon ilaçlı stentlerde ortalama 1.yıl için %1, sonraki her yıl için %0.4’dir
Bu oranlar , 2. jenerasyon ilaçlı stentlerde çıplak stentlere yakın değerlere düşürülmüştür.
Bu stenti taktıran hastaların büyük çoğunluğu 1 yıl boyunca doktoru kontrolünde kan sulandırıcı ilaç almak zorundadır. Bu stentler tüm dünyada yaygın kullanımdadır.
C-Eriyebilen Stentler:
Son 4 yıldır uygulamada olan, son 2 yıldır da kullanımı giderek artan bir ürün olan eriyebilen stentler, damara yerleştirildikten sonra ömür boyu burada kalır. Bu metalin çok nadir de olsa kronik iritasyona bağlı pıhtı oluşturmaya veya ilaç özelliğine bağlı damarın bu bölümünün onksiyonlarını tam yapamamasına neden olabilir. Bu riskler 2. jenerasyon ilaçlı stentlerde çok nadir görülmektedir.
Eriyen stentler, vücutta eriyerek suya dönüşüp atılırlar. Farklı maddelerden yapılan çeşitleri olsada bugün için klinik uygulamada sadece 2 adet vardır: PLA’dan yapılmış ve üzeri ilaçla kaplanmış olup takıldıktan 2 yıl sonra damar içinde tümüyle yok olmaktadır. Çok daha erken yok olması da istenmeyen bir özelliktir. Stentin erime süresinde damar eski özelliklerine dönüşüm göstermektedir. Metalin damarda kalmaması da pıhtı riskini ve metale bağlı kronik iritasyon riskini azaltacaktır.
Eriyen stentler her lezyonda rutin kullanılmamaktadır. Uygun lezyonlarda tercih edilmelidir. Bu tip stent için lezyonun özelliği çok önemli olduğundan tercih konusunda doktorunuzla daha kapsamlı konuşunuz.
Kasık bölgesinden veya el bileğinden atar damar içine yerleştirilen özel bir kılıf içinden “kateter” adı verilen uzun tüp şeklindeki cihaz koroner damara yerleştirilir. Katater içinden X-ışınının geçmediği “opak madde” denilen sıvının verilmesi ile görüntüler dijital ortamda kayıt edilir. İşlem ortalama 15 dk sürer. Bu maddenin verilmesi sırasında sıcaklık hissi, idrar yapma hissi, hafif ağrı ve bulantı olabilir. Bazı hastalarda kusma görülebilir. İşlem odasında yaklaşık 2 m uzunluğunda bir masa, masanun uç kısmında C şeklinde üst ve alt uçlarında dikdörtgen veya elipsoid şekilli tüpler bulunan bir anjio makinası bulunur.. Hasta bu masaya yatar. İşlemin yapılacağı kısım steril edilir ve uyuşturulur. Genel anesteziye ihtiyaç yoktur. Bazen hafif bir sedatif uygulanabilir.

Taburculuk sonrası doktorunuzun önerileri çok önemlidir ve öncelikle uyulması gereken hususlar onlardır. Çünkü genel hakkında bilgilendirme yapılırken, özellikli bir vakanın dışlandığı unutulmamalıdır. Bu özelliği en iyi bilen işleminizi yapan hekimdir. Bunun dışında;
Kasık veya koldan girilecek atar damar bölgesi steril edilir. Ağrı için bölgeye lokal anestezik madde enjekte edilir. İğne ile damara girilip özel bir kılıf damara konur. Bu işlem süresince ve sonrasında bir süre burada kalır. Hangi koroner damar açılacaksa ona özel geliştirilmiş kateter damarın ağzına yerleştirilir. Katater içinden çok ince bir tel darlıktan geçirilir ve darlığın altında park edilir. Bazı vakalarda özel maddeden yapılmış bir balon darlığın içinde şişirilir. Bu sırada hasta göğsünde ağrı bası hissedebilir. Balon indirilir. Kontrol anjiografisi yapılır. Hangi tip stent yerleştirilecekse, damarın çapı ve lezyonun uzunluğuna göre stent seçilir. Balon üzerine önceden yerleşmiş olan stent ince tel üzerinden darlık bölgesine itilir ve darlık bölgesinde şişirilir. Sonra indirilip balon dışarı alınır. Kontrol anjiografisi ile tetkik edilip işlem sonlandırılır. Stent şişmesi esnasında hasta ağrı hissedebilir. İşlem sonrası koldan (radial) girişim yapılmış ise kılıf çekilir. Kasıktan giriş yapılmış ise genelde 2 saat kadar beklenip pıhtılaşma ölçümleri yapılıp sonuçlarına göre kılıf çekilir. Bu işlemler sırasında sırt üstü yatmak bazen de bir ağırlığın kasık bölgesinde birkaç saat kalması gerekir
Günümüzde teknik gelişim ve tecrübe birikiminin birlikteliği ile major komplikasyonlar çok nadirdir:

Koroner damarları açmak için balon anjioplasti klasik yöntemdir. Kasık veya koldan yerleştirilen kateter içinden çok ince bir tel darlıktan geçilir ve darlığın altında park edilir. Özel maddeden yapılmış bir balon, darlığın içinde şişirilir. Bu sırada hasta, göğsünde ağrı bası hissedebilir. Balon indirilir, kontrol anjiografisi yapılır. İşlemin tekrar tıkanma oranı yüksek olduğundan, artık tek bir tedavi yöntemi olarak koroner damarlarda çok sık kullanılmamaktadır.
Bu cihazkarla kasıktaki kılıf, işlem sonrası çekilip kapatma cihazı damarın içine konur; ya dikiş atarak ya da eriyen maddeleri enjekte ederek damar kapatılır ve hastanın daha kısa süre yatakta sırtüstü yatması sağlanır. Daha çok dikiş atan sistemleri tercih edilmektedir. Çünkü diğer sistemlerde aynı yerden tekrar girişim en az 1 ay yapılmamakta ve kullanılan maddeye bağlı reaksiyon gelişebilmektedir.
Stent takılmadan önce:
Stent takıldıktan sonra: